OECD ÜLKELERİNDE DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMCI

Dünyada Doğrudan Yabancı Yatırım

 Küreselleşme ile birlikte emek, sermaye ve bilginin mobilizasyonu artmış; bu kapsamda nitelikli işgücü, doğrudan yabancı yatırım ve bilgi birikimi gibi unsurlar ülkelerin gelişiminde önemli roller oynamaya başlamıştır. Bunun sonucu olarak da fon ihtiyacı olan birçok ülke yabancı yatırımı teşvik için teşvik kanunları çıkarmış; fon fazlası olan ülkeler de bu varlıklarını değerlendirmek için uluslararası sermaye piyasalarında yatırım yapmak için sadece bu alanda faaliyet gösteren varlık fonları veya yatırım ajansları kurmuşlardır. 

Doğrudan yabancı yatırım; portföy yatırımlarının dışında kalan ülke yerleşiği olmayan bir veya birden fazla şirketin ülkede bulunan bir işletme veya şirkete ortak olarak sermaye ve bilgi aktarması durumudur. Bu kavram sermaye ve bilgi birikimi açısından kalkınma ve gelişme için çok önemli bir olgudur. Portföy yatırımlarının aksine doğrudan yatırım hem niceliksel hem de niteliksel bir dönüşümü sağlar. Aşağıdaki tabloda OECD ülkelerinin aldıkları yabancı yatırım miktarı verilmiştir.



Tabloda seçili ülkelerden gelen son veriler milyon dolar cinsinden işlenmiştir. Bu tabloya göre dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan ABD'de 4.626.452  milyon dolar (yaklaşık 4,5 trilyon dolar) yabancı yatırım varken ülkemizde bulunan yabancı yatırım tutarı ise 233 milyar dolar civarındadır. OECD tarafından henüz yayımlanmamakla beraber 2021 yılı verilerine göre ülkemiz için bu tutar Çin Halk Cumhuriyeti bu sıralamada yer almazken tabloda enteresan bir durum da 2018 yılı verilerine göre 60,1 milyar euro Gayrı Safi Yurt İçi Hasılaya sahip Lüksemburg'ta bulunan yabancı yatırım ise 3 trilyon dolar düzeyindedir. Gelin bunun üzerine ülkelerde bulunan yabancı yatırımların GSYİH'ye oranlarına bakalım.



Doğrudan dış yatırımın GSYİH'ya yüzdesi alındığında ise tablo daha ilginç hal almaya başlıyor. Bu sefer ilk sırada bulunan Lüksemburg GSYİH'nın 15 katı kadar bir yatırımı ülkesine çekmiş bulunmakta. Bu ülkeyi GSYİH'sının yaklaşık 3 katına yakın yabancı yatırım barındıran İrlanda ve Hollanda takip ediyor. Ülkemiz için 2020 bazlı bu oran % 32 seviyesinde. Ancak bu oran 2021 yılı için % 14 seviyesine gerilemiştir. Bunun nedenleri arasında TL'nin aşırı değer kaybetmesi nedeniyle yatırımların dolar cinsinden değerinin düşmesi, yabancı yatırımcının Türkiye'yi terketmesi, ya da GSYİH'daki artışın aksine yabancı yatırımın artışının düşük kalması gibi durumlar gösterilebilir. 

Türkiye'de Doğrudan Yabancı Yatırım

Türkiye 1980 sonrası dönemde 24 Ocak Kararlarıyla belirlenen özelleştirme, serbestleştirme, serbest kur gibi politikalarla ekonomide liberal yönde büyük dönüşümler yaşamış; bu dönüşümlerle birlikte de yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için büyük çaba sarfedilmiştir. Özellikle 1990 sonrası dönemde Avrupa Birliği Gümrük Birliğine de girişimiz de bu konuda önemli bir adımdır. Ancak yine de bu dönemde özellikle ekonomide, finansta ve kamu maliyesinde çözülmeyi bekleyen yapısal sorunlar yabancı yatırımcı için Türkiye'yi pek de cazip bir ülke kılmıyordu. Nitekim aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere bu dönemde 2003 yılına değin yabancı yatırım tutarı 15 milyar dolara henüz yaklaşmıştı ki -o dönem Dünya Bankası verilerine göre ülkemizin GSYİH'sı 314,6 milyar dolardır- bu tutar GSYİH'nın yaklaşık % 4'üne karşılık gelmektedir.

Kaynak: "Türkiye'de Uluslararası Doğrudan Yatırım", Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, web:"https://www.invest.gov.tr/tr/whyturkey/sayfalar/fdi-in-turkey.aspx"


Ülkemizde Doğrudan Yabancı Yatırımın Ülkelere Göre Dağılımı

Ülkemizde doğrudan yabancı yatırım yapanların ülkelere göre dağılımına ilişkin rapor Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kurumun internet sitesinde yayınlanmaktadır. Mevcut verilere buradan ulaşabilirsiniz.

Aşağıdaki Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin hazırlamış olduğu TÜRKİYE'DE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM başlıklı internet sayfasından alınan grafikte de ülkemizde bulunan yatırımın yatırımcı ülkelere göre dağılımı yer almaktadır.

Kaynak: "Türkiye'de Uluslararası Doğrudan Yatırım", Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, web:"https://www.invest.gov.tr/tr/whyturkey/sayfalar/fdi-in-turkey.aspx"

Buradaki verilerin bir kısmı tahmin edilebilir bilgiler. Ancak dikkat çekici olan kısım dış yatırım konusunda ülkemizde en fazla paya sahip ülkenin % 15,7 ile Hollanda olması. Bir diğer ilginç durum da Kuveyt, Katar, BAE gibi körfez ülkelerinin muazzam ölçeklerdeki fon fazlalarına ve bu ülkelerle kurulmaya çalışılan iyi ilişkilere rağmen yabancı yatırımda paylarının % 7,1'de kalması. Bu veriler bize ülkemiz açısından 2010 yılından itibaren dile getirilen "eksen kayması" olgusunun ekonomik alanda pek de etkili olmadığını göstermektedir. Zira dış ticaretimizde olduğu gibi yabancı yatırımlarda da batının yine alternatiflerine göre yine ezici bir üstünlüğü bulunmaktadır.

Yatırımın niceliği kadar niteliği de önemlidir. Bu nedenle yatırımın sektörlere göre dağılımını da paylaşmak isterim.


Bankacılık sisteminde artan karlılık oranları, 2001 krizi sonrası IMF direktifleri ve AB Uyum Yasaları çerçevesinde özellikle bankacılık sektöründe yapısal sorunların giderilmesi gibi nedenle Türk Bankacılık Sektörü en fazla yabancı yatırımcıyı çeken sektör olmuştur. Finans sektörünü % 24,2 ile imalat ve % 10,6 ile enerji sektörü izlemiştir. Bu dağılım yatırımların kendi içindeki dağılımıdır. Ekonomi üzerindeki ağırlığı konusunda bilgi vermez.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memur Maaş Hesabında Kullanılan Katsayılar ve Oranlar

Mahalli idareler bütçe hazırlama süreci

BELEDİYE SPOR KULÜPLERİNDE ŞİRKETLEŞME SÜRECİ