Emlak Vergisi

Türk Vergi Sisteminde dolaysız vergiler "Mülkiyet Üzerinden Alınan Vergiler" ve "Gelir ve Kazanç Üzerinden Alınan Vergiler"den oluşmaktadır. Gelir ve Kazanç Üzerinden Alınan Vergilerin en önemlileri Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisidir. 
Mülkiyet Üzerinden Alınan Vergilerden başlıcaları da Emlak Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Veraset İntikal Vergisidir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Bütçe Gerçekleşme Raporlarına göre 2018 yılında tahsil edilen Veraset ve İntikal Vergisi 921.213.000,00 TL; bina, arsa ve arazilerden alınan toplam Emlak Vergisi 8.702.634.000; Motorlu Taşıtlar Vergisi tahsilatı ise 12.844.409.000,00 TL'dir. Bu vergilerden Emlak Vergisi diğerlerinden farklı olarak belediyelerce tahsil edilmekte ve belediyelerin en önemli gelir kaynaklarındandır. 2018 verilerine göre belediyeler genelinde bazı gelir kalemleri, toplam tahsilatı ve toplam gelirler içindeki payı aşağıda yer almaktadır.

Gelir Adı TOPLAM (Bin TL) Gelirdeki Payı
Merkezi idare Vergi Gelirlerinden Alınan Paylar 71.792.182 45,46%
Su Hizmetlerine İlişkin Kurumlar Hasılatı 8.982.025 5,69%
Arsa Satışı 8.896.280 5,63%
Su Hizmetlerine İlişkin Gelirler 8.269.603 5,24%
Bina Vergisi 6.475.820 4,10%
YİKOB'lar Tarafından Yürütülecek Hz. Karş.Elde Ed. Gelirler 5.750.940 3,64%
Diğer hizmet gelirleri 2.423.948 1,53%
Genel Bütçeli İdarelerden Alınan Proje Yardımları 2.384.169 1,51%
Yukarıda Tanımlanmayan Diğer Çeşitli Gelirler 2.321.878 1,47%
Eğitim hizmetleri için genel bütçeden alınan 2.287.967 1,45%
Diğer Taşınmaz Kira Gelirleri 2.209.657 1,40%
Arsa Vergisi 2.134.067 1,35%
Sermaye nitelikli diğer işler için genel bütçeden alınan 1.938.639 1,23%
Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi 1.592.837 1,01%
Ulaştırma Hizmetlerine İlişkin Kurumlar Hasılatı 1.590.304 1,01%
Ulaştırma Hizmetlerine İlişkin Gelirler 1.491.269 0,94%
Muhtar ödenekleri için genel bütçeden alınan 1.197.656 0,76%


I- Emlak Vergisi
Emlak Vergisi 29/7/1970 tarih ve 1319 s. Emlak Vergisi Kanunu ile yürürlüğe girmiş, başlangıçta merkezi yönetim vergi gelirleri arasında yer alırken 1985 yılında yapılan düzenlemeyle belediyelere bırakılmıştır. Emlak Vergisinin konusu bina, arsa ve arazi mülkiyetidir. Bu nedenle bir bina, arsa ve arazi üzerinde malik olan veya malik gibi kullanan kişiler emlak vergisi mükellefidir. Bu nedenle irtifak hakkı, intifa hakkı, işgal yoluyla bir taşınmaz üzerinde hak sahibi olan kişi emlak vergisi mükellefi iken kiracılar emlak vergisi mükellefi değildir.

1- Bina Vergisi
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan bina, bina vasıflı taşınmazlar ve bunların mütemmim cüzleri bina vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen seyyar evler ve benzerleri bina sayılmamakta dolayısıyla vergi sorumluluğu doğurmamaktadır. Vergi sorumlusu taşınmazın maliki veya malik gibi kullanan (şagil, zilyetliği elinde bulunan kimse vs) gerçek veya  tüzel kişileridir. Paylı mülkiyette mükellefiyet hisseleri oranında, elbirliği ile mülkiyette ise müteselsilen mükellefiyet söz konusudur.

1.1- Matrah ve Nispet
Bina vergisinin matrahı binanın gayrımenkul değeridir. Sabit üretim araçları binanın değerinde nazara alınmaz.
Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır.

1.2- Tarh, Tahakkuk ve Tahsilat
Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında,
b) Yeni bina inşa edilmesi veya ayrı ayrı arsa parçalarının birleştirilmesi veyahut tek parça arsanın parçalara ayrılması durumlarında, olayın meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) Herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina veya arazinin değerlerinde % 25 i aşan oranda artma veya eksiltme olması durumunda yapılacak takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur.
Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır. Bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binaya ait bina vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.
Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Kamulaştırma, imar planında kamu alanı olarak belirlenme gibi nedenlerle, kamu düzeni veya başka bir amaçla kısıtlı hale getirilmiş gayrımenkullerde verginin % 10'u ödenir. Söz konusu gayrımenkulün satılması, hibe olarak verilmesi durumunda geriye kalan % 90'ının tahsil zamanaşımına uğramamış kısımları da tahsil edilir.

1.3- Muaflık ve İstisnalar
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4. ve 5. maddesi ile daimi ve geçici muaflıklar ayrı ayrı sayılmıştır. *

2- Arazi Vergisi
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki arazi ve arsalar da Emlak Vergisinin kapsamına girmektedir.
Belediye sınırları içerisinde imar uygulaması yapılmış ve parsellenmiş arazi arsa sayılır.
Verginin mükellefi malik veya malik gibi tasarruf edendir.
Vergi sorumlusu taşınmazın maliki veya malik gibi kullanan (şagil, zilyetliği elinde bulunan kimse vs) gerçek veya  tüzel kişileridir. Paylı mülkiyette mükellefiyet hisseleri oranında, elbirliği ile mülkiyette ise müteselsilen mükellefiyet söz konusudur.

2.1- Matrah ve Nispet
Verginin matrahı 1319 s. Emlak Vergisi Kanununca belirtilen usüllere göre tespit edilmiş gayrımenkulün rayiç bedelidir.
Arazi vergisinin oranı binde bir, arsalarda ise binde üçtür. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. 

2.2- Tarh, Tahakkuk ve Tahsilat
Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
b) Yeni bina inşa edilmesi veya ayrı ayrı arsa parçalarının birleştirilmesi veyahut tek parça arsanın parçalara ayrılması durumlarında, olayın meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c)  Herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina veya arazinin değerlerinde % 25 i aşan oranda artma veya eksiltme olması durumunda yapılacak takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. 
Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır. Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.

2.3- Muaflık ve İstisnalar

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 14. maddesi ile daimi muaflık, 15. maddesi ile muaflık ve 16. maddesi ile de istisna halleri ayrı ayrı sayılmıştır. *



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memur Maaş Hesabında Kullanılan Katsayılar ve Oranlar

Mahalli idareler bütçe hazırlama süreci

BELEDİYE SPOR KULÜPLERİNDE ŞİRKETLEŞME SÜRECİ